|
Kedinin İnsan Yaşamındaki Tarihi |
|
|
Sunday, 25 November 2007 |
Kedilerin
insan yaşamına girişinin yaklaşık 5000 yıl öncesine dayandığı
sanılmaktadır. Bu döneme ait araştırmalarda Afrika da özelliklede
Mısır’da kedi resimleri ve heykelleri, ölen kişinin kedisi ile birlikte
mumyalanarak gömüldüğü mezarlar bulunmuştur.
Kedinin İnsan Yaşamındaki Tarihi
Kedilerin
insan yaşamına girişinin yaklaşık 5000 yıl öncesine dayandığı
sanılmaktadır. Bu döneme ait araştırmalarda Afrika da özelliklede
Mısır’da kedi resimleri ve heykelleri, ölen kişinin kedisi ile birlikte
mumyalanarak gömüldüğü mezarlar bulunmuştur.
Ayrıca bir kediyi
bilerek veya kaza ile öldüren kişilere ağır cezalar verilmeside bizlere
Mısırda kediye verilen önemi yansıtmaktadır.
Mısır
halkı için kedi tanrısı ‘’Bastet’’verimlilik, neşe ve sevgiyi temsil
ediyordu. Kedi başlı kadın olarak tanımlanan bu tanrıca Mısır da
kedilerin tapılırcasına sevildiğinin ve değer verildiğinin en büyük
kanıtı olarak kabul edilebilir.
Doğası
gereği özgürlüğüne düşkün olan kedilerin insanoğlu ile ilk
ilişkilerinin kendi çıkarları doğrultusunda gerçekleştiği
düşünülmektedir. Büyük ekim alanlarına sahip olan Mısır’da büyük
depolarda saklanan buğdayın, baş düşmanı olan farenin, kediler
tarafından avlandığını gören insanlar kedilerin bakımını üstlenerek
kedigiller ile ilişkinin ilk temellerini atmışlardır.
Zaman
içinde; insanlar ile böyle büyük bir sorundan kendilerini kurtaran
kediler arasında ki dostluk gelişmiş ve kedi insan yaşantısının
vazgeçilmez bir parçası halini almıştır.
Afrika
kıtasında böylesine kabul gören kedilerin, Avrupa kıtasına geçişi deniz
ticaretinin başladığı dönemlerde olmuştur. Rahat yolculuk yapabilen
kediler gemilerde fareleri yedikleri için gemiciler tarafından da
beslenmeye başlanmış bu da geçişin kolay olmasına olanak vermiştir.
11.yy
da Avrupada yaygınlaşan kediler hakkındaki görüşler kiliselerin
etkisiyle oldukça değişerek, kedilerin; günahların taşıyıcısı olduğu,
kedilere işkence yapılarak öldürmenin günahlardan arınmak için bir yol
olduğu ve siyah kedilerin şeytanın kuklası olduğu görüşü yaygınlaştı.
Kediler hain ve kötü niyetli olarak tanımlandı. Yaklaşık 13.yy’a kadar
bu görüş etkinliğini korudu.
Kedinin insanlarla ilk ilişkisinin
5000 yıl önceye dayandığı görüşü Fransız araştırmacıların Kıbrıs’ın
güneyinde 9 bin yıllık bir mezarda bir insanın kemiklerinin yanında bir
kedinin kalıntılarını bulmasıyla bu gün için geçerliliğini yitirmiştir.
Amerikan Science dergisinde yer alan habere
göre, adada araştırmalarını 1992’den beri sürdüren Fransız Koleji’nden
Jean Guilaine yönetimindeki ekip tarafından bulunan bu mezarın
9000-9500 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Araç, gereç ve süs eşyalarının
bulunduğu mezardaki insan kalıntısının yaklaşık 20 santimetre yanındaki
küçük bir çukura bütün halinde gömülmüş olarak bulunan kedi
kalıntıları, yaklaşık 30 yaşında olduğu sanılan insanla kedi arasında
bağ olduğunu göstermekteydi. Bu da kedinin 9 bin yıl önce
evcilleştirildiğinin bir kanıtı olarak açıklanmıştır.
Mezar kalıntılarında bulunan bu kedinin,
bugünkü evcil kedilerden daha büyük ve vahşi olan Felis silvestris türü
olduğu, yaklaşık 8 aylık ve erişkin bir kedi boyuna ulaştığı belirtildi.
Binlerce
yıl önce insan yaşamına girmiş olan bu estetik ve gizemli hayvanlar
bugün ise, sevgi alış verişi yaptığımız ve yalnızlığımızı paylaşan
arkadaş olarak insan yaşamında yerini almıştır.
|