Güney
Afrika’nın Cape Town kentindeki çitaları görmeye gidenler çitaların iki
yanındaki çitlerde bizim Sivas Kangal köpeklerini görmeyi hiç
beklemiyordu.
Çitalar aynı kurt ve ayılar gibi sürülere
musallat oluyor. Komşu ülke Namibya’nın yerlileri de sürüdeki hayvanlarını
korumak için çitaları öldürüyor. Ama Kangallar gelince durum değişmiş.
Anadolu’nun bağrında yetişen bu güzide köpekler varken çitalar sürünün yakınına
bile yaklaşamıyor. Böylece sürü saldırıya uğramıyor, çitalar da ölmekten
kurtuluyor.
Bizimki sıradan bir turistik seyahatti. Güney Afrika’nın Cape Town kentindeki
çitaları görmeye de tamamen meraktan gitmiştik. Çitaların iki yanındaki çitlerde
bizim Sivas Kangal köpeklerini görmeyi hiç beklemiyorduk. Meğer Kangal köpekleri
çitaların hayatını kurtarmak için orada bulunuyormuş. Nasıl mı? Hikaye
Anadolu’dakinden farksız.
Çita, dış görünüşü ile ne kadar büyüleyici ise bir o kadar
yırtıcı ve parçalayıcı bir büyük kedi. Karada en hızlı koşan yaratık olarak
tanıyoruz onu. Av peşinde koşarken hızı iki saniyede 70 kilometreye ulaşıyor.
Koşusunun zirve noktasında azami 100-127 kilometre hıza çıkabiliyor. Bu hızla
avını çok fazla değil, 500-600 metre kovalayabiliyor. Antilopların peşindeki bu
kovalamaca aralıklarla bazen bütün gün sürüyor.
Özellikle sabahın erken
saatleri, akşamüstü ve dolunaylı geceler çitanın en hareketli zamanları olarak
biliniyor. Çitalar genellikle yalnız dolaşıyor. Bazen avlanmak için erkekleri
birlikte hareket ediyor. Grup halinde avlanma sırasında biri saldırı
durumundayken diğerleri gelen saldırıları savuşturuyor. Özellikle Namibya’da
grup halinde avlanma biçiminin daha gelişmiş olduğu gözlenmiş.
Maalesef
bu şahane hayvanların nesli tükeniyor. Tüm dünyada 15 bin çita kaldığı tahmin
ediliyor. Bunun 3 bini Namibya’da yaşıyor. Ama bir yandan da Namibya dünya
üzerindeki çitaların en çok katledildiği noktalardan biri. Daha doğrusu biriydi.
Çita Koruma Projesi kapsamında bölgeye Sivas kangal köpekleri getirildiğinden
beri sorun bir parça çözüldü.
HEM ZEKİ HEM ÇEVİK
Sivas Kangal
köpekleri iri vücutlarıyla tanınıyor. Kangalların ağırlığı erkeklerde 50-60
kilogram, dişilerde 41-59 kilogram, yüksekliği ise erkeklerde 74-81 santimetre,
dişilerde 71-79 santimetre olabiliyor. Yüzyıllardır Anadolu’daki çiftçilerin
sürülerini her türlü tehlikeden koruyan bu çoban köpeği şimdi de Afrikalı
çiftçilerin yardımına koşuyor.
Çita Koruma Projesi’nin yöneticisi Laurie
L. Marker’in göre çitalar, Kangalların havlamasından ve heybetinden ürküp sürüye
saldıramıyor. Küçümsenemeyecek derecede bir zekaya, çok alıngan ve hassas bir
ruh yapısına sahip olduğu belirtilen Kangalların hem çok cesur, hem kuvvetli,
hem çevik ve hem de hızlı koşan bir hayvan olma özelliğini taşıdığı, verilen
görevi de canı pahasına yerine getirdiği de malum.
ÇİTALARLA FOTOĞRAF
SERBEST, SİVAS KANGALLARLA YASAK
ABD’yi ya da diğer ülkeleri bilmiyorum
ama Sivas Kangalların Cape Town’da tam bir yıldız olduğunu söyleyebilirim.
Çitaları ziyaret edenler Kangalları da görmek için can atıyor. Ama
yetiştiriciler kangalların kafesine kimsecikleri sokmuyor. Oysa ki parayı
bastıran herkes çitalar yemeklerini yedikten sonra kafese girip onlarla fotoğraf
çektirebiliyor. Kangal hayranları için şöyle bir çözüm bulmuşlar. Şehrin belli
başlı turistik noktalarında Sivas Kangal’ın posterleri satılıyor. İsteyen bu
posterleri satın alıp evinin duvarına asabiliyor.
SİVAS KANGAL’A NEDEN
HÁLÁ ÇOBAN KÖPEĞİ DİYORLAR
Cape Town’daki çita bakıcılarına bu köpeğin
isminin Sivas Kangal olduğunu söylediğimde çok şaşırdılar. Çünkü onlar Kangal’ı
Turkish Anatolian Shepherd (Türk Anadolu çoban köpeği) ismiyle biliyorlar.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Kangal Köpeği Araştırma ve Yetiştirme Merkezi
Üretim Çiftliği Sorumlusu Veteriner Hekim Yusuf Ziya Oğrak’a bu karmaşayı
sorunca şu cevabı veriyor: "Bu isim karışıklığı sürüyor çünkü tüm dünyada
köpekleri tescil eden üst kurul Sivas Kangal’ı hálá tescil etmedi.
Koskocaman Türkiye’de bir cins çoban köpeği olduğunu zannediyorlar ama çok
yanılıyorlar. Araştırmalarımız devam ediyor. Eninde sonunda Sivas Kangal’ın
apayrı bir cins olduğunu ispatlayacağız."
Çita Koruma Projesi Sorumlusu
Laurie L. Marker
Kangallar sayesinde sürüdeki kayıplar yüzde 76 azaldı
Bu aslında bir proje. Tam ismiyle Çita Koruma Projesi. 1994 yılında,
Namibya’da küçük sürülerden oluşan çiftliklerde Kangal ırkı çoban köpekleri
yetiştirilmeye başlandı. Ocak 1994 ile Kasım 2001 arasında Namibya’daki hayvan
çiftliklerine tam 117 tane Kangal ırkı Anadolu Çoban köpeği yerleştirildi.
Köpekler, dikkatlilik, güvenirlilik, koruma, ilgi gösterme ve çiftçi memnuniyeti
açısından değerlendirildi. Sürüdeki hayvan kaybı yüzde 76 oranında azaldı.
Kayıplarda büyük bir düşüş olduğu için de çiftçiler artık çitaları öldürmek
zorunda kalmıyordu.
Koyunların ve keçilerin birarada bulunduğu
sürülerdeki köpeklerin dikkati en yüksek seviyedeydi. Ancak, köpeklerin büyük
çoğunluğu bazı safhalarda, özellikle sürüye katılmama ve sürüyle oynama gibi
davranış problemleri gösterdi. Fakat doğru eğitimle bu problemler yüzde 61
oranında çözüldü. Sonuçta köpeklerin yüzde 43’ü program dışı kaldı. Bunların
yüzde 80’i öldü, yüzde 20’siyse çeşitli nedenlerle çalışma dışı bırakıldı.
İkinci bir değerlendirme 2004 yılının kasım ayında yapıldı. 73 köpeğin
çalışması üzerine yapılan araştırma yapıldı. Bu araştırma en başta köpeklerin
sağlıkları ve beslenmeleri arasındaki ilişki üzerine odaklandı. Ayrıca,
çiftçilerin Çita Koruma Projesi’ne karşı tutumlarıyla ilgili sorulara da cevap
arandı.
Pati Bilgi Portalı
Kaynak: www.haber7.com
|