|
Thursday, 21 February 2008 |
Avustralya'nın tuttuğunu koparan, yalnız avlanan karıncaları gözlerini, zehirlerini ve zalimliklerini bir arada kullanıyor.
Kanatsız bir eşekarısı hayal edin; şu
anda gözünüzün önünden buldog karıncasına benzer bir görüntü geçiyor ve
bu bir rastlantı değil: Karıncaların 140 milyon yıl kadar önce
eşekarısına benzer atalarından evrimleştiği düşünülüyor. Uzun süre
buldogların en eski karınca soylarından biri olduğu görüşü hakimdi.
Ancak kısa süre önce yapılan bazı araştırmalar, 100 milyon yıldan daha
eskilere gitmeyen bir tarihte, diğer karınca türlerinde -belki de
çiçekli bitkilerin artmasıyla- yaşanan patlamayla aynı dönemde ortaya
çıktıklarına işaret ediyor.
Ancak uzmanlar, buldogların, tüm
karıncaların ilk atalarının sahip olduğu düşünülen anatomik özellik ve
davranışları taşıdığına inanıyor: Uzun bacaklar, büyük bir vücut,
keskin gözler, zehirli iğneler ve görece yalnız yaşama alışkanlıkları.
Fosilleşmiş örnekler bir zamanlar dünyanın dört bir yanında
yaşadıklarını ortaya çıkarsa da, günümüzde sadece Avustralya'da varlık
gösteriyorlar. Buldog uzmanı Robert Taylor, kırmızı buldog
karıncalarının izini sürmek üzere beni, Sidney'in güneyindeki bir
okaliptüs korusuna götürüyor. Onları, arıları ve diğer karınca
türlerini, özellikle de marangoz karıncalarını avlarken buluyoruz. Bu
tehlikeli bir av; çünkü, marangoz karıncaları gibi daha "gelişmiş"
karıncalar, aynı yuvayı paylaşan diğer karıncalara kimyasal sinyaller
göndererek acil yardım çağırabilir ve bu, buldog karıncalarının sahip
olmadığı bir yetenek. Ancak avcı buldog da, marangoz karıncasının
çevresinde daireler çizip, sırtına atlayıp, kurbanına bir karşı saldırı
düzenleme şansı dahi bırakmadan ona iğnesini batırabilir. İlkel
bulabilirsiniz. Ama kesinlikle işe yarıyor.
Buldogları yeraltında görüntülemek için, Taylor'la gerçek boyuta uygun
yapay bir yuva hazırlamamız ve doğadan -kraliçe dahil- bir koloni alıp,
bu yuvaya yerleştirmemiz gerekiyordu. Karıncaları uyutmak üzere yuva
ağzından içeri karbon dioksit gönderip deli gibi kazmaya ve karıncaları
toplamaya başladık. Ama buldog kolonilerinde kraliçe, en küçük
huzursuzlukta yuvanın en derin bölümüne dalıyor. Yüzeyin iki metre
altında onu yakaladığımızda karıncalar çoktan uyanmıştı ve biz, sonu
gelmeyen karınca sokmaları yüzünden titriyorduk. Önce, koloninin yapay
yuvaya yerleşmesi için birkaç gün bekledim ve izleyen birkaç haftayı bu
vahşi böceğin daha nazik yüzünü gözlemleyerek geçirdim...
Pati Bilgi Portalı
Kaynak: http://www.nationalgeographic.com.tr
|